Côte d’Azur Gezi Notları-İlk Durak : NICE !

En sonunda blog yazılarım için bilgisayarın başına oturabildim. Şahane ve uzun bir tatilden sonra  -tatil yapamayanlardan özür diliyorum 🙁 – işe adapte olmak çok zor geldi. Mecbur kalmadıkça elim klavyeye gitmedi. Ancak bu güzellikleri herkes görsün hatta yaşasın istiyorum. Neyse uzatmadan konumuza dönelim.

 

 

İlk durağımız Nice. Fransa’nın başlıca turistik gezi limanı. Havaalanının burada olması, diğer şehirlere göre oldukça ekonomik olması ve buralara ulaşımın kolaylığı gibi nedenlerden dolayı tercih sebebi. İnsanların yaşam standartlarının yüksekliğini saymazsak,  Marmaris’ten pek bir farkı yok. Hatta ana cadde haricinde arka sokakları oldukça pis, her sokakta bir sürü evsize rastlıyorsunuz. Ancak,  insana (özellikle kendi vatandaşlarına) verdikleri değer, tarihi yapılarına gösterdikleri saygı, kimseye aldırmadan yaşamdan aldıkları keyif, tarzları, sunumları   beni  oldukça etkiledi. Kendi ülkem adına üzülmedim desem yalan olur. Neyse bu konuda yazmaya başlarsam sayfalar yetmez. İçinizi karartmadan gezi yazımıza geri dönelim.



Biz genellikle gezeceğimiz için, 3 yıldızlı merkeze yakın bir otelde kaldık. Küçük, temiz bir oteldi. Kahvaltıları otelin bitişiğindeki bir Cafe’de yaptık (otel fiyatına dahildi)  Fransa’da kahvaltıları genelde  kruvasanla geçiştirirler, burası seçeneği bol, temiz ve güleryüzlü bir yerdi. Sürekli Nice’te kalmayı düşünenler için deniz kenarında çok şık oteller de mevcut.





Türkiye’den gitmeden önce araba kiraladık. 5 hatun sürekli gezeceğimiz için, yedek kıyafetiydi, kozmetiğiydi, saatlerce alışverişiydi derken,  bizi ancak kendi aracımız çekebilirdi :).Araba kiraları çok ucuz, benzin de ucuz olunca, ulaşım sorunumuz ortadan kalkmış oldu.


Yeme-içme konusuna gelirsek, benim gibi  deniz ürünü delisiyseniz Güney Fransa sizin için Cennet! Jumbo karidesleri, meşhur midyeleri, ahtapot salatalarını çok ucuza ve çok lezzetli yiyebilirsiniz. Onun dışında odun ateşinde pişirdikleri nefis pizzaları , tabii ki gerçek Nicoise Salatasını,  daha hafif alternatif için Croque Madame  veya Monsieur sandviçlerini keyifle yiyebilirsiniz. Yanında harika ev yapımı şarapları tatmanızı öneririm. Konusu gelmişken, içecek konusunda size önemli tasarruf yaptıracak iki tiyo vereyim. Gitmeyi düşünenler varsa bir yere not alsınlar. Yurtdışında genelde en büyük sorun SU! Hem bizde ki gibi leziz değil, hem de çok pahalı. O küçük 200ml’lik şişeleri 2-3 Euro’ya (6-9 TL arası) satıyorlar. Benim gibi günde en az 2 lt. su içen biri için önemli bir meblağ! Nice’de çeşme suları içilebiliyor. Halk da bunu içiyor. Ancak restoranlarda su isteyince tabii ki şişe getiriyorlar. Ancak “Karafdu” diye isterseniz (yazılışını bilmiyorum söylenişi böyle) size kendi içtikleri sudan sürahi ile ücretsiz getirmek zorunda (böyle bir kanunları var:). Restoranlar turistlerden bunu duyunca hoşlanmıyorlar ama mecburlar:)) Aynı şey şarap için de geçerli. Ev yapımı şarapları şişeye koyup getirirlerse bayağı bir ücret ödüyorsunuz, ancak “Pişe” diye belirtirseniz cam sürahide getiriyorlar ve yarı fiyatından bile ucuza geliyor. Cebinizde kalan paraları alışverişte ezerken beni düşünün :))))

bu kadar lezzetli bir tiramisu yememiştim







Hemen her şehirde, şehir turu yapmak, özellikle panoramik manzaralar için tepelere rahatça çıkabilmek için bu trenler mevcut. Koltuğunuzun önündeki kulaklıktan birkaç dilde yayın yaparak size bilgi de veriliyor, deneyebilirsiniz.






Deniz ve plaj dersek. Bizim plajlarımız, beachlerimiz ve nefis denizimizle kıyaslama yaparak bir beklentiye girmeyin. Durum bu! 





Ama halk plajları bile (genelde) temiz, insanlar saygılı. Yürüyüş yaparken bir deniz molası verip, duşunuzu alıp yola devam edebilirsiniz.









Nice geceleri için  Eski Nice denilen Vieille Ville’i tavsiye ederim. Özellikle İtalyan cafelerinde harika lezzetler tadabilirsiniz.  Güzel bir kaç gece klübü de varmış ancak biz geceleri Monaco ve Cannes’da geçirmeyi tercih ettiğimizden göremedik 🙂






Veeee alışveriş! Avenue Jean Medecin alış veriş caddesi. Galeries LaFayette, Promode, Zara, MNG  – ki  gördüğüm sezon modellerinin hiçbirini burada sezonda göremedim 🙁 – Pull&Bear, vs pekçok tanıdık markanın büyük mağazaları yan yana mevcut. Bunun yanında hediyelik eşyaların satıldığı küçük dükkanlar dizilmiş. Ancak Cannes ve Monaco’yu gördükten sonra buralarda alışveriş yapmak pek içimden gelmedi!Onlara da sıra gelecek bekleyin :)))









Bir de hergün kurulan bir pazarı mevcut. Öğlene kadar yiyecek, öğleden sonra elişleri satılıyor. Ancak bu pazarda arkadaşımın cüzdanını ne olduğunu anlamadan yürüttükleri için pek hatırlamak istemiyorum. 
Hem görüntüsü hem tadı ve kokusuyla bizi kendimizden geçiren şu çilekler bize yaklaşık 1.000 TL’ye maloldu! Neyse ki son gün gitmiştik yoksa daha vahim sonuçlar olabilirdi :))



Nice için bu kadar yazmak yeterli sanırım…Devamı yarın :))))

 

admin

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.