Gezi Notları devam: St.Tropez

                                                          cafleurebon.com

 

 

Brigitte Bardot sayesinde ünlü olan  St.Tropez, bu ünü sonuna kadar hakediyor bence. St.Tropez’de hayat;  gündüz gayet sofistike ve ağırbaşlı, ancak akşam üstü son model teknelerin kıyıya yanaşmasıyla o ağırbaşlılıktan eser kalmıyor. Lüks ve ihtişam tüm ağırlığıyla kendini hissettiriyor.

 

Yaklaşan lüks teknelerden hangi ünlü çıkacak merakıyla turistler, ellerinde kameraları, kıyıyı istila ediyor. Her ne kadar cool durmaya çalışsak da, gelen tekneler öyle ihtişamlı ki bir süre sonra biz de kalabalığın arasında kendimizi buluyoruz 🙂

 

Teknelerden kıyıdaki binalara yansıtılan görsel showlar görülmeye değer:

 

 

 

 

 

Her teknede ayrı bir party, ayrı bir görsel show..Sahildeki yolun bir tarafında  tekneler,  önünde korumalar, lüks araçlarla gelen birbirinden şık davetliler, diğer tarafta  cafelerde oturmuş hangi tekneye hangi ünlü gelecek diye merakla bekleyen biz faniler :)) Bu arada nefis “Moules” yi (patates kızartması eşliğinde gelen Belçika usulu midye)  götürmeden duramadık tabii…

 

St.Tropez’de birbirinden ünlü beachler de var. Nikki  Beach en meşhuru örneğin. Girişte heryerde görmeye alıştığımız lüks araçlara bakıp içeride iyi birşeyler vardır kesin diye beklemiştim, ancak hayal kırıklığı yaşadım.  Alaçatı, Bodrum Beachleri her açıdan buralara 5 hatta 10 basar..Ama ellerindeki imkanları sonuna kadar değerlendirmeyi biliyorlar.

 

Tercihimizi Nikki’den değil deniz kenarındaki daha az havalı :)) bir mekandan yana kullandık.
Eh  madem buralara kadar da geldik..Bir “Bellini” içip ortamın tadını çıkaralım dedik tabi 🙂

admin

14 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.